Türk toplumunun dünyada kendine özgü, çoğu kez gözlemcileri şaşırtan evriminin doruk süreci, hiç şüphesiz Atatürk'ün 1919 ile 1938 arasında yaptıkları, yani Kemalist Devrimler'dir. Kitap, yöntemimize sadık kalarak, İslamdan bir kopmaymış gibi sunulmaya çalışılan 1919-1938 olaylarının bir yandan 19. yüzyılın başlarına kadar uzanan köklerini her konuda ayn ayrı belirtmeye, diğer yandan da 1950'de demokrasinin işlemeye başlamasıyla işlevini tamamlayan devrim süreci sonrasında gelişmelerin çağdaş dünya düzeyi karşısındaki yerini değerlendirmeye çalışıyor. Orhan Koloğlu, 75. yılında cumhuriyetin ancak bu yaklaşımla nesnel bir değerlendirmesinin yapılabileceğine ve nelerin başarılıp nelerin başarılamadığının anlaşılacağına inanıyor. Bu kitapta büyük orandaOrhan Koloğlu'nun, iki cilt halinde yine Boyut Yayınları'nca yayınlanan ve ikincisi Sedat Simavi Sosyal Bilim Araştırma Ödülü'nü kazanan `Gazi'nin Çağında İslam Dünyası' (1994) ve `Türk Çağdaşlaşması 1919-1938' ( 1995 ) adlı kitaplarından aktarmalar yapılmış. “Çağdaşlaşmak için Cumhuriyet şart değildir” diyerek Osmanlı’dan ve düzeninden vazgeçmeden de çağdaşlaşabileceği iddiasından olanlar var. Unuturlar ki, Osmanlı olmak, üç kıtaya yayılmış altmıştan fazla etnik ve dini cemaati yeniden bir araya toplamayı gerektiriyor. Oysa günümüzde buna razı olacak bir tekini bulmazlar. Asıl sorun, son iki yüz yılda itile itile Anadolu’ya sıkıştırılmış farklı bölgelerin insanlarını aynı hamurla yoğururken çağdaşlaşmayı gerçekleştirmekti. Üç yüzyıl dünyaya örnek olan Osmanlı, sisteminin bozulduğunu fark edinince iki yüzyıl boyunca onu değiştirmeden düzeltmeye çabaladı. Başaramayınca da önünde yükselen Batı örneğiyle yarı yarıya kaynaştırarak (Tanzimat) geriliğini aşmayı denedi. Yine yetmedi ve o deneyim sırasında son nefesini verdi. Yeni bir başlangıç şarttı... Eskinin ikilemlerini yinelemeyen bir başlangıç. Atatürk bu adımı attı.
Baskı : Haziran - 1999
Sayfa Sayısı : 392
Ebatlar : 140x210x25 cm.
Ağırlık : 368 gr.
Kağıt Cinsi : 1. Hamur